Bir süredir siteme organik trafik çekmek için düzenli içerik üretiyorum ama bir noktada şunu net gördüm: “Yalnızca blog yazmak” her zaman yetmiyor. Özellikle rekabetin yüksek olduğu sektörlerde görünürlük kazanmak için doğru yerde doğru şekilde tanıtım yazısı satın almak ciddi bir ivme verebiliyor. Ben de tam bu yüzden, bir süredir ertelediğim tanıtım yazısı işini masaya yatırıp araştırmaya başladım.
Neden Tanıtım Yazısına İhtiyaç Duydum?
En basit haliyle şunu söyleyebilirim: Google’da iyi içerik üretmek “olmazsa olmaz”, ama tek başına “her zaman yeterli” değil. Özellikle yeni sayfalarımın indeks alması, otorite sinyali kazanması ve ilgili anahtar kelimelerde güçlenmesi için dış kaynaklardan doğal görünümlü referanslar gerekiyordu. İşte burada backlink kavramı devreye giriyor.
Backlink, başka bir sitenin sizin sitenize verdiği bağlantı. Fakat sadece bağlantı diye bakmamak lazım; bağlantının bulunduğu içerik, bağlam ve yayınlandığı sitenin kalitesi, asıl hikâyeyi yazıyor. Bu yüzden ben özellikle “içerik içinde geçen bağlantı” yani tanıtım yazıları tarafına daha sıcak baktım.
Tanıtım Yazısı Nedir, Ne İşe Yarar?
Tanıtım yazısı; markanızı, hizmetinizi veya ürününüzü anlatan, genelde yayıncı bir sitede yayımlanan ve içerik içinde sitenize yönlendirme yapılabilen yazı türü. Doğru kurgulanırsa hem hedef kitleye ulaşmanızı kolaylaştırıyor, hem de SEO tarafında “konu otoritesi” ve “güven” sinyallerini destekliyor.
Benim için önemli olan şu oldu: Tanıtım yazısı, sadece link almak için yazılan bir metin olmamalı. Okuyan kişi “bu ne ya, reklam kokuyor” dememeli. Doğal akışta, gerçekten faydalı bilgi veren, marka/hizmeti mantıklı bir yere oturtan bir içerik olmalı. Böyle olunca hem dönüşüm hem de SEO açısından daha uzun ömürlü oluyor.
Tanıtım Yazısı Paketleri Neden Popüler?
Araştırırken fark ettim ki birçok kişi tek seferlik değil, düzenli çalışma yapmak istiyor. Çünkü SEO bir “tek atımlık” iş değil; istikrarlı bir süreç. Bu yüzden tanıtım yazısı paketleri popüler. Paketler genelde bütçeyi planlamayı kolaylaştırıyor, yayın çeşitliliğini artırıyor ve süreci daha kontrollü hale getiriyor.
Ben de aynı noktadan yaklaştım: tek bir tanıtım yazısı paketi ile başlayıp, gelen sonuçlara göre ölçeklemek daha mantıklı geldi. Açıkçası “bir deneyelim, sonra büyütürüz” yaklaşımıyla ilerledim.
Diğer Platformlarda Araştırma Yaparken Neleri Not Ettim?
Pek çok farklı platformu inceledim. Bazısı çok kalabalık ama filtreleme zayıf, bazısı fiyatları çok oynak, bazısında ise süreç gereksiz uzuyor. Ben de kendime küçük bir kontrol listesi çıkardım:
- Yayıncı seçimi kolay mı, yoksa karmaşık mı?
- Site metrikleri ve kategori bilgileri anlaşılır şekilde sunuluyor mu?
- İçerik siparişi ve revize süreci net mi?
- Fiyat/performans dengesi mantıklı mı?
- Yayın süresi ve iletişim tarafı güven veriyor mu?
Bu listeyi kullanınca seçenekler daha hızlı eleniyor. Ama en kritik iki konu bence şunlar: “şeffaflık” ve “kontrol”. Çünkü tanıtım yazısı çalışması yaparken bazen küçük bir detay bile (başlık, link yerleşimi, yayın kategorisi) sonucu etkileyebiliyor.
Backlinkmatik’i Üstün Kılan Noktalar
Benim karar anım şu oldu: Backlinkmatik’te süreç daha “sipariş mantığında” ilerliyor. Ne alacağınız belli, kriterler daha anlaşılır, seçenekler daha düzenli. Ayrıca paket mantığıyla ilerlemek isteyen biri için tanıtım yazısı paketleri tarafı pratikti.
Aşağıdaki tablo, kendi notlarımla yaptığım kıyasın özeti. “Diğer platformlar” derken, araştırma yaptığım alternatifleri topluca kastediyorum.
| Kriter | Backlinkmatik | Diğer platformlar |
|---|---|---|
| Site seçeneklerinin düzeni | Daha düzenli, gezinmesi rahat | Karışık listeler ve dağınık filtreler olabiliyor |
| Bilgi şeffaflığı | Karar vermeyi kolaylaştıran sunum | Bazılarında metrikler/alanlar belirsiz kalabiliyor |
| Sipariş akışı | Adım adım, net ve takip edilebilir | Süreç bazen uzayıp iletişime fazla bağımlı olabiliyor |
| Paket seçenekleri | Tanıtım yazısı paketleri planlı ilerlemeye uygun | Paket var ama içerik kapsamı/süreç net olmayabiliyor |
| Revize ve kontrol | İçeriğe müdahale etmek daha kolay hissettirdi | Revize sınırları bazen muğlak olabiliyor |
| Fiyat/performans hissi | Karşılığını daha net görüyorsunuz | Uygun fiyat var ama kalite dalgalı olabiliyor |
| SEO odaklı yaklaşım | Backlink + içerik bağlamı birlikte düşünülmüş | Bazıları daha “sadece link” gibi ilerleyebiliyor |
Sipariş Sürecini Nasıl Yönettim?
Benim senaryom basitti: Yeni açtığım birkaç kategori sayfam vardı ve bunların desteklenmesini istiyordum. Önce hedef sayfaları belirledim, sonra her sayfa için 1-2 farklı içerik açısı düşündüm. Çünkü aynı cümlelerle, aynı kalıpla ilerlemek doğal durmuyor; bunu hepimiz biliyoruz.
Backlinkmatik’te ilerlerken şu yaklaşım işime yaradı:
- Önce hangi sayfaları güçlendireceğime karar verdim (öncelik sırası yaptım).
- Her sayfa için farklı bir anlatım kurguladım: biri “rehber”, biri “karşılaştırma”, biri “sık sorulan sorular” gibi.
- Link metnini abartmadan seçtim. Her yere aynı kelimeyi basmak yerine daha doğal dağıttım.
- Yayınların kategorisini, okuyucu kitlesiyle uyumlu olacak şekilde düşünmeye çalıştım.
Bu arada, ben süreçte sadece “link çıksın” kafasında değildim. Çünkü uzun vadede işi kurtaran şey; içerik kalitesi, bağlam ve tutarlılık. Yani hedefim, hem kullanıcıya faydalı hem de arama motoruna mantıklı gelen bir içerik üretimiydi. Bu yüzden ikinci aşamada küçük bir tanıtım yazısı paketi daha planladım (ölçekleme fikri buradan çıktı).
Tanıtım Yazısı Satın Alırken Dikkat Ettiğim İnce Detaylar
Burada birkaç pratik not bırakayım; bana gerçekten zaman kazandırdı:
- Tanıtım yazısı satın almak demek, “her siteden yazı almak” demek değil. Konu uyumu çok önemli.
- Yayın sayfasının daha önce ne tür içerikler yayınladığına bakmak iyi oluyor (en azından genel çizgi).
- Birden fazla yayın alacaksanız, benzer sitelere yığılmak yerine çeşitlendirmek daha doğal duruyor.
- Metnin içine serpiştirilen bilgi parçaları (istatistik, mini rehber, örnek senaryo) yazıyı “reklam metni” olmaktan çıkarıyor.
Ben bu yaklaşımı benimsediğimde şunu hissettim: Hem içerikler daha insan işi duruyor, hem de sanki “yayıncı site kendi isteğiyle paylaşmış” gibi bir akış yakalanıyor. Zaten ideal senaryo bu.
Memnuniyetim Ne Yönde Oldu?
Net söyleyeyim: Beklentim “ertesi gün uçacağız” değildi. SEO’da bu tarz çalışmaların etkisi zamanla oturuyor. Ama süreç yönetimi ve kontrol hissi açısından memnun kaldım. Sipariş akışı daha netti ve ben “ne yaptım, ne alıyorum, ne zaman yayınlanır” tarafını daha rahat takip ettim.
Bir de şu detayı sevdim: Paket mantığıyla ilerleyince bütçe kontrolü kolaylaşıyor. Yani “bu ay şu kadar”, “önümüzdeki ay bir tık daha artırayım” gibi projeksiyon yapmak mümkün. Zaten ben planlı gitmeyi seven biriyim; o yüzden tanıtım yazısı paketleri yaklaşımı bana cuk oturdu diyebilirim.
Backlinkmatik’i Kimlere Öneririm?
Eğer siz de benim gibi içerik üretiyor ama rekabette “bir adım daha” atmak istiyorsanız; özellikle düzenli çalışma yapmak isteyenler için iyi bir seçenek. Tek seferlik iş yapan da fayda görür ama bence asıl avantaj, planlı ilerleyenlerde çıkıyor. Çünkü birden fazla yayınla hem çeşitlilik sağlanıyor hem de sitenize gelen sinyal daha doğal bir tablo çiziyor.
Son bölümde kısaca söyleyeyim: Ben bu deneyimde aradığım şeyi buldum. Süreç, alternatiflere göre daha derli toplu ilerledi ve kendimi “kontrol bende” hissiyle daha rahat hissettim. O yüzden, kendi adıma Backlinkmatik tarafını gönül rahatlığıyla öneririm.
Kısa Özet (Benim Çıkarımım)
- Tanıtım yazısı doğru kurgulanınca sadece SEO değil, marka algısı için de işe yarıyor.
- Backlink kalitesi, bağlam ve yayın seçimi her şeyin önüne geçiyor.
- Tanıtım yazısı paketi ile başlamak, süreci test edip ölçeklemek için mantıklı bir yöntem.
- Tanıtım yazısı satın almak isteyen biri için şeffaf süreç ve düzen, ciddi konfor sağlıyor.
Benim deneyimim bu şekildeydi. Siz de benzer bir süreçten geçtiyseniz yorumlarda yazın; hangi kriterlere bakıyorsunuz, en çok nerede zorlandınız? Belki birbirimize ufak tüyolarla hız kazandırırız.


Yorum yaparken:
1. Yaptığınız yorumun, mutlaka yazı ile alakalı olmasına özen gösteriniz.
2. Yorumlarınızda yazım ve dil bilgisi kurallarına uymaya çalışın lütfen.